Almanca kelimeler: Günlük Yaşamda Yönetim ve Hukuk
“Günlük Yaşamda Yönetim ve Hukuk” konusunda 50 Almanca kelime; çeviri, telaffuz ve örnek cümlelerle. Uygulamada keşfet.
Bu konudaki kelimeler
- die Auskunftspflicht — bilgi verme yükümlülüğü
- die Zumutbarkeit — makullük; katlanılabilirlik
- die Ausweispflicht — kimlik taşıma zorunluluğu / kimlik ibraz etme yükümlülüğü
- die Nebenbestimmung — ek şart; yan hüküm
- die Ordnungswidrigkeit — idari kabahat / idari ihlal
- die Anfechtung — hukuki itiraz; geçersiz kılma
- zustellen — resmen tebliğ etmek; teslim etmek
- beurkunden — noter tasdikinden geçirmek / resmen onaylamak
- die Auslegung — yorum / hukuki yorum
- zustimmungspflichtig — onay gerektiren
- das Nutzungsrecht — kullanım hakkı
- der Gebührenbescheid — harç / ücret bildirimi
- eine Frist versäumen — süreyi kaçırmak
- die Schriftform — yazılı şekil
- nachweispflichtig — belgelendirilmesi gereken
- genehmigungspflichtig — izin gerektiren / onaya tabi
- der Datenschutzbeauftragte — veri koruma görevlisi
- unanfechtbar — itiraz edilemez / kesin
- die Akteneinsicht — dosya inceleme hakkı / belgelere erişim
- eine Vollmacht erteilen — vekalet vermek / yetkilendirmek
- die Abhilfefrist — eksikliği giderme süresi
- anfechtbar — itiraz edilebilir / hukuken tartışılabilir
- eine Frist wahren — süreye uymak
- die Salvatorische Klausel — ayrılabilirlik hükmü
- beschieden — başvuru hakkında karar vermek
- vollstreckbar — icra edilebilir
- unter Vorbehalt zahlen — ihtirazi kayıtla ödemek
- die Vertragslaufzeit — sözleşme süresi
- das Formularwesen — form sistemi / form bürokrasisi
- gegen eine Entscheidung Widerspruch einlegen — bir karara itirazda bulunmak
- der Ermessensspielraum — takdir yetkisi alanı / hareket payı
- eine Verpflichtung eingehen — yükümlülük altına girmek / taahhüt üstlenmek
- die Anzeigepflicht — bildirim yükümlülüğü
- bindend — bağlayıcı / hukuken bağlayıcı
- eine Frist verlängern — süreyi uzatmak
- die Verwirkung — kullanılmama nedeniyle hakkın düşmesi
- das Rechtsverhältnis — hukuki ilişki
- geltend machen — ileri sürmek; talep etmek; hak iddia etmek
- die Duldungspflicht — katlanma / izin verme yükümlülüğü
- der Verwaltungsvorgang — idari süreç / idari işlem süreci
- widerruflich — geri alınabilir / iptal edilebilir
- eine Erklärung abgeben — beyan vermek / açıklama sunmak
- die Obliegenheit — yükümlülük, yerine getirilmesi gereken ödev
- das Unterlassungsgebot — bir eylemden kaçınma emri, yasaklama buyruğu
- nachkommen — yerine getirmek, uymak
- unverbindlich — bağlayıcı olmayan, yükümlülük doğurmayan
- die Verbindlichkeit — bağlayıcılık / yükümlülük
- das Meldeverfahren — kayıt prosedürü / bildirim süreci
- eine Klausel aufnehmen — bir madde eklemek / sözleşmeye hüküm koymak
- das Meldeversäumnis — bildirim / başvuru yükümlülüğünü kaçırma, zorunlu yoklama ihlali