Almanca kelimeler: Şehir Yaşamı ve Komşuluk
“Şehir Yaşamı ve Komşuluk” konusunda 60 Almanca kelime; çeviri, telaffuz ve örnek cümlelerle. Uygulamada keşfet.
Bu konudaki kelimeler
- der Innenhof — iç avlu
- sich beschweren über — ... hakkında şikâyet etmek
- die Hausordnung — apartman kuralları; bina düzeni
- sich beschweren — şikâyet etmek
- die Mülltrennung — çöp ayrıştırma / atık ayırma
- die Einbahnstraße — tek yönlü sokak
- anwohnerfreundlich — mahalle sakinleri dostu
- die Hausgemeinschaft — apartman sakinleri topluluğu / bina komşuluğu
- anmieten — kiralamak
- die Einfahrt freihalten — girişi açık tutmak / araç girişini kapatmamak
- der Hinterhof — arka avlu / arka bahçe
- die Ruhezeit — sessizlik saati
- die Altbauwohnung — eski binadaki daire
- parken — park etmek
- die Waschküche — çamaşır odası / ortak çamaşırhane
- Rücksicht nehmen auf — dikkate almak / gözetmek
- die Ruhestörung — gürültüyle huzuru bozma
- der Hausflur — apartman girişi / iç koridor
- der Straßenzug — sokak boyunca bina sırası; sokak kesimi
- das Klingelschild — zil isimliği
- jemanden aus dem Schlaf reißen — birini uykusundan sıçratarak uyandırmak
- aushängen — ilan asmak / duyuru asmak
- die Einwohnermeldebehörde — ikamet kayıt dairesi
- das Wohnumfeld — yaşam çevresi / konut çevresi
- die Anlaufstelle — başvuru noktası / ilk müracaat yeri
- der Wochenmarkt — haftalık pazar
- das Treppenhaus — merdiven boşluğu
- grillen — ızgara yapmak
- Bescheid sagen — haber vermek / önceden bildirmek
- die Eigentümerversammlung — kat malikleri toplantısı
- das Wohnviertel — yerleşim mahallesi / konut bölgesi
- der Stadtteil — şehir semti / mahalle
- sich einigen auf — bir konuda anlaşmak
- die Grünanlage — yeşil alan
- anonym — anonim / kişisel olmayan
- klopfen — kapıyı çalmak / vurmak
- der Spielplatz — çocuk parkı / oyun alanı
- aufschnappen — kulak misafiri olmak; yanlışlıkla duymak
- vorbeikommen — uğramak / kısa süreliğine gelmek
- das Wohngebiet — yerleşim bölgesi
- der Stadtrand — şehir kenarı
- das Gemeinschaftseigentum — ortak mülk / ortak mülkiyet
- der Ballungsraum — metropol bölgesi / yoğun nüfuslu kentsel alan
- Rücksichtslosigkeit — saygısız umursamazlık / başkalarını düşünmeme
- die Fußgängerzone — yaya bölgesi
- die Sperrmüllabfuhr — hacimli çöp toplama / büyük atık toplama
- jemanden zur Ordnung rufen — birini düzene çağırmak / haddini bildirmek
- jemanden zur Rede stellen — birinden hesap sormak / açıklama istemek
- die Mieterhöhung — kira artışı
- der Hauseingang — bina girişi
- aussperren — dışarıda bırakmak; kapı dışında kalmak
- ausklingen lassen — sakin biçimde sonlandırmak / günü dinlenerek kapatmak
- jemanden ansprechen auf — birine bir konu hakkında konuşmak / bir konuyu birine açmak
- verstärkt auftreten — daha yoğun ortaya çıkmak / daha sık görülmek
- aushalten — katlanmak / dayanmak
- der Müllcontainer — çöp konteyneri
- sich versammeln — toplanmak / bir araya gelmek
- Müll rausstellen — çöpü dışarı çıkarmak / kapının önüne koymak
- die Nachtruhe — gece sessizliği / gece huzuru
- unter Nachbarn auskommen — komşularla iyi geçinmek