Almanca kelimeler: Destek Fiilli Yapılar
“Destek Fiilli Yapılar” konusunda 32 Almanca kelime; çeviri, telaffuz ve örnek cümlelerle. Uygulamada keşfet.
Bu konudaki kelimeler
- in Angriff nehmen — ele almak / girişmek / koyulmak
- zur Sprache bringen — gündeme getirmek / sözünü etmek
- unter Druck setzen — baskı altına almak / baskı yapmak
- in Zusammenhang stehen — ilişkili olmak / bağlantılı olmak
- außer Kraft setzen — yürürlükten kaldırmak / geçersiz kılmak
- in Frage stellen — sorgulamak / şüpheye düşürmek
- zur Verfügung stellen — sağlamak / kullanıma sunmak / tahsis etmek
- Bezug nehmen auf — atıfta bulunmak / değinmek
- Anwendung finden — uygulanmak / kullanım alanı bulmak
- zur Geltung kommen — öne çıkmak / belirgin hale gelmek
- eine Entscheidung treffen — karar vermek
- zu dem Schluss kommen — şu sonuca varmak
- zur Debatte stehen — tartışılmakta olmak / tartışma konusu olmak
- eine Rolle spielen — rol oynamak
- erheben — yöneltmek / dile getirmek / ileri sürmek
- in Abrede stellen — inkâr etmek / tartışmalı bulmak / reddetmek
- zur Kenntnis kommen — öğrenilmek / bilinir hâle gelmek / dikkatine sunulmak
- eine Frage aufwerfen — bir soru ortaya atmak / bir meseleyi gündeme getirmek
- Anklang finden — beğeni toplamak / olumlu karşılanmak / yankı bulmak
- zur Sprache kommen — sohbette gündeme gelmek / konuşmada ortaya çıkmak
- das Augenmerk — dikkat / özel odak
- Berücksichtigung finden — dikkate alınmak / göz önünde bulundurulmak
- die Rücksichtnahme — saygılı davranış / düşüncelilik / başkalarını gözetme
- eine Zusage erteilen — bağlayıcı onay vermek / kesin taahhüt vermek
- etwas in Erwägung ziehen — değerlendirmek / düşünmek / göz önünde bulundurmak
- unter Vorbehalt — çekinceyle / ihtirazi kayıtla / geçici olarak
- in Kauf nehmen — göze almak / isteksizce kabullenmek / katlanmayı kabul etmek
- weitreichend — geniş kapsamlı / çok etkili / kapsamlı
- Gebrauch machen von — yararlanmak / faydalanmak / kullanmak
- in Betracht kommen — göz önünde bulundurulmak / değerlendirilmeye uygun olmak / seçenek olmak
- zu Worte kommen — söz alma fırsatı bulmak / konuşma imkânı bulmak / söz sahibi olmak
- in den Vordergrund rücken — ön plana çıkarmak / ön plana taşımak