Almanca kelimeler: Soyut Kavramlar
“Soyut Kavramlar” konusunda 60 Almanca kelime; çeviri, telaffuz ve örnek cümlelerle. Uygulamada keşfet.
Bu konudaki kelimeler
- die Zuversicht — özgüven / iyimserlik
- die Entschlossenheit — kararlılık / azim
- die Vergänglichkeit — geçicilik / fanilik
- das Bewusstsein — bilinç / farkındalık
- die Ambivalenz — ikirciklilik / ambivalans
- die Integrität — dürüstlük / ahlaki bütünlük / integrite
- das Dilemma — ikilem
- reflektieren — üzerine düşünmek / derinlemesine değerlendirmek
- das Mitgefühl — empati / merhamet / şefkat
- die Gerechtigkeit — adalet / hakkaniyet
- das Vertrauen — güven
- die Verantwortung — sorumluluk
- der Widerspruch — çelişki
- die Beständigkeit — istikrar / süreklilik
- wesentlich — temel / esaslı / gerekli
- die Freiheit — özgürlük
- der Zweifel — şüphe / kuşku
- die Vernunft — akıl / sağduyu / mantık
- vergänglich — geçici / gelip geçici
- wahrnehmen — algılamak / fark etmek
- die Sinnhaftigkeit — anlamlılık / anlam bakımından geçerlilik
- die Hingabe — adanmışlık / özveri
- die Versuchung — baştan çıkarma / ayartı / cazibe
- flüchtig — geçici / yüzeysel
- unumgänglich — kaçınılmaz / zorunlu
- die Demut — alçakgönüllülük / tevazu
- die Würde — onur / haysiyet
- die Loyalität — sadakat / bağlılık
- unausweichlich — kaçınılmaz / önlenemez
- die Erkenntlichkeit — tanınabilirlik / ayırt edilebilirlik
- das Vorurteil — önyargı / peşin hüküm
- das Prinzip — ilke / prensip
- die Einsicht — içgörü / anlayış / farkındalık
- bedeutsam — önemli / anlamlı
- die Ohnmacht — çaresizlik / güçsüzlük
- die Verbundenheit — bağlılık / yakın bağ / aidiyet hissi
- die Identität — kimlik
- unfassbar — inanılmaz / akıl almaz / kavranamaz
- die Gleichgültigkeit — ilgisizlik / kayıtsızlık
- die Entfremdung — yabancılaşma
- die Zwiespältigkeit — ikilem / içsel bölünmüşlük / kararsız çelişki
- unbeständig — değişken / istikrarsız / kararsız
- die Kohärenz — tutarlılık / bağlaşıklık
- die Wahrhaftigkeit — doğruluk / içtenlik / dürüstlük
- das Bedürfnis — ihtiyaç / gereksinim
- zweifellos — şüphesiz / kuşkusuz
- das Streben — çaba / yönelim / amaç uğruna gayret
- anzweifeln — şüphe etmek / sorgulamak
- die Gewissheit — kesinlik / eminlik
- zweckmäßig — amaca uygun / yerinde / elverişli
- verinnerlichen — içselleştirmek / özümsemek
- die Bedeutung — anlam / önem
- das Schicksal — kader / yazgı
- zweideutig — çift anlamlı / muğlak
- die Endlichkeit — sonluluk / sınırlılık
- die Willkür — keyfilik / zorbalık
- paradox — paradoksal
- sinnvoll — anlamlı / mantıklı / yerinde
- unvermeidlich — kaçınılmaz
- das Empfinden — algı / his / duyum